Değerli anne babalar,
Çocuklar, sevgiyle korunmalı; onlara güvenli bir gelecek sunulmalıdır. Bu nedenle toplumda son yıllarda yaşanan çocuk istismarlarından dolayı hazırlıksız yakalanmış olmanın çaresizliğini yaşıyoruz. Anne ve babalar ne yapmalıyız, nereden başlanmalı, kimden destek almalıyız gibi sorular ile kafaları karışmış durumdadır. Bir çözüm bulamadıkları için korku ve kaygıları da artmaktadır.
3-6 yaş arasında çocuklar evden yani güvenli ortamından ayrılarak bilmediği, yabancı bir ortama okul ortamına girerler ve sosyalleşmeye başlarlar. Bu dönemdeki çocukların ilgisi ve hazzı bedenine yönelik olduğu için çocuğun kafasındaki soru işaretlerini gidermek adına ailelere büyük bir görev düşüyor. Yani mahremiyet eğitimi, ailede başlıyor okulda destekleniyor o yüzden Ekim ayı Bülteni olarak çocuklarda mahremiyet konusunu değineceğiz.
Mahremiyet eğitimi sayesinde çocuğun başına gelebilecek kötü bir dokunuştan, zedeleyici bir davranıştan ve onu incitici bir bakıştan kendisini koruyacak güce sahip olmasını bekliyoruz. Cinsel istismar olaylarının önüne geçmek için çocuğa mutlaka mahremiyet duygusu aşılanmalı, sınırlar öğretilmelidir.
Mahremiyet eğitimi bir bakıma duygu eğitimi de demektir. Duyguları önemsenen çocuk kendine yönelik olumlu benlik algısı geliştirir. Duyguları güçlü olan çocuk kendini etrafa karşı korumaya dair güçlü hisseder.
Ayrıca 7 yaşından önce çocuklar deneyimlemedikleri, görmedikleri, duymadıkları şeyleri uydurma özelliği göstermezler. O yüzden önceliğiniz çocuklarınızı dinlemek ve onları anladığınız göstermek olmalıdır. Koşulsuz kabul öncelikleriniz arasında olmalıdır.
Unutmayın ki siz, onların güvenliğini sağlamak için varsınız, onlara karşı sorumluluklarınız arasında onların, beden bütünlüklerini ve duygusal bütünlüklerini korumak vardır.
Faydalı olması dileğiyle..
Psikolojik Danışman
Ecem Geyikli
Mahrem, başkalarına söylenmeyen, gizli; mahremiyet ise gizlilik anlamına gelmektedir (TDK, 2021). Mahremiyet geçmişten günümüze kadar insanlığın her döneminde ve her toplumda karşılaştıkları anlam açısından aynı toplumda aileler arasında bile değişiklik gösterebilen esnek bir kavramdır. Bundan dolayı mahremiyet eğitimi evde başlar, okulda desteklenir.
Çocukların 0-6 yaş dönemi gelişim sürecinde mahremiyet eğitimi önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü kişiliğinin temeli okul öncesi dönemde atılır. Bazı ebeveynler henüz erken veya daha çocuk diyerek mahremiyet eğitimini sonraya bırakmaktadır ancak bu yanlış bir düşüncedir. Çünkü bu eğitimin verilmesi çocuğun ruhsal ve cinsel açıdan korunması adına önemlidir.
Mahremiyet eğitimi dediğimiz “özel bölge eğitimi”;
- çocuğun kendinin ve diğer insanların özelinin farkına varması,
- kendi özel alanını koruması,
- diğer insanların özeline saygı duyması,
- kendi ile çevresi arasında sağlıklı sınırlar çizmesi,
- istemediği her dokunuş ve talebe hayır diyebilme özgürlüğüne sahip olduğu bilgilerini içerir.
4 Yaş Çocukların Cinsel Gelişim Özellikleri
– Kız ve erkek bedenindeki farklılıkları öğrenmeye çalışır.
– Kendi bedenine ve yetişkinlerin bedenine dokunmak isteme,
özel bölgelerini incelemek isteme davranışı görülebilir.
– Kıyafetlerini çıkarıp çıplak kalmak isteyebilir.
– Doğumla ilgili sorular sorabilir.
– Özel bölgelerini başkalarına göstermek isteyebilir.
– Banyo ve tuvalette ailesini görmek isteyebilir.
5 Yaş Çocukların Cinsel Gelişim Özellikleri
– Vücudun özel bölgelerini dile getiren kelimeler kullanabilir.
– Birbirlerinin bedenlerini inceleme isteği gözlemlenebilir.
– Sosyalleşmenin artması ile sevgi-evlenme kavramlarımdan bahsedebilir.
– Birbirlerine dokunma, öpme isteği duyabilir.
– Karşı cinse özgü davranışlar sergileyebilir.
– Özel alanlar netleşmeye başlar. Bu nedenle banyo yaparken, giyinirken ya da soyunurken utanma davranışı gözlemlenebilir.
– Oyunlarda ilk tercihi kendi cinsiyetinden arkadaşlarıdır.
BENİM ÇOCUĞUM MERAK ETMİYOR DEMEYİN!
Çocuğunuz için uygun ortam oluşmamış ya da çekiniyor olabilir.
“Benim çocuğum hiç merak etmez, hiç soru sormuyor.” demek yerine çocuğunuzu gözlemlemeniz ve mahremiyet eğitimi için fırsatları değerlendirmeniz daha faydalı olacaktır. Çocuğunuzu merak ettiklerini sorması için zaman zaman cesaretlendirmelisiniz. Aranızdaki güvene dayalı ilişkiyi artırmanız çocuğunuzun merak ettiklerini daha rahat bir şekilde sormasını sağlayacaktır.
Çocuğunuza verilen mahremiyet eğitimi çocuğunuzun sınırlarını belirlemesini ve başkalarının sınırlarına uymalarını sağlar.
Bazı çocuklar, “Ben nereden geldim?” ya da “Kardeşim nasıl oldu?” gibi sorular sorabilirler. Bu sorulara leyleklerle veya cami avlusu ile açıklamak sağlıklı olmayacaktır. Bunun gibi sorulara cevap verilirken amaç çocuğun merakını giderecek düzeyde ve yaşına uygun cevaplar vermektir.
- Çocuğunuz bu konularla ilgili soru sorduğunda öncelikle neyi kastettiğini anlamanız gerekmektedir. Anlatmadan önce “Sen ne düşünüyorsun?” diye sormak çocuğunuzun ne bildiğini öğrenmek için iyi bir fırsattır. Ardından çocuğunuzun sorusu gelişimine uygun bir şekilde kısa ve net bir şekilde cevaplandırılmalıdır.
- Soru soran çocuğa “Aaaa ne kadar ayıp!” gibi tepkiler verilmemeli, çocuk utandırılmamalı ve çocuğun soruları geçiştirilmemelidir. Önemli olan çocukların merak duygusunu sağlıklı bir şekilde gidermektir. Merak ettikleri soruları ebeveynlerinden öğrenemeyen çocuklar meraklarını uygun olmayan kişilerden ve güvenilir olmayan kaynaklardan (internet, televizyon vb.) bulmaya çalışabilir.
- Sorduğu sorunun cevabı ebeveyn tarafından bilinmiyorsa “Bilmiyorum ama beraber öğrenelim.” demelidir.
- Sorduğu soruyu nasıl açıklayacağınızı bilmiyorsanız “Sana şu an nasıl açıklayacağımı bilmiyorum. Senin anlayacağın şekilde anlatabilmem için zamana ihtiyacım var. En kısa zamanda sorunu yanıtlayacağım.” şeklinde cevap vererek araştırabilir ya da alanın uzmanına danışabilirsiniz.
Okul Öncesi Döneminde Mahremiyet Eğitimi (3-6 Yaş):
Bu dönemde çocuğa kendi seçimlerini yapma konusunda fırsat sunularak özgüveni geliştirilmelidir. Çocuğa yemek yedirirken, kıyafet giydirirken, birlikte bir şeyler yaparken mutlaka seçenekler sunulmalıdır.
Tercih imkânı sunulmayan, tercihlerine saygı duyulmayan, baskı, zorlama, emir, talimat ile iş yaptırılan çocuklarda özgüven zedelenmesi yaşanabilmektedir. Özgüveni olumsuz yönde etkilenen, kendi fikrini beyan edemeyen ve yetişkinlerden çekinmesi nedeniyle kendisine her söyleneni yapan çocukların mahremiyeti ihlal edildiğinde kendilerini korumaları mümkün olamamaktadır.

Örneğin çorba mı içmek istersin, fasulye mi yemek istersin? Kahvaltıda yumurta mı haşlayalım, peynirli sandviç mi hazırlayalım? şeklinde sorular sorulabilir. Bu tür seçenekler sunulan çocuk, seçenekler arasından kendi tercihlerini yapmanın özgüvenini kazanmaya başlayacaktır. Seçenekler sunmak çocuğa seçim yapabileceğine ilişkin özgürlüğünü pekiştirir.
Ebeveyn olarak çocuğunuza mahremiyet hassasiyeti konusunda model olun. Çocuğunuzun yanında kıyafetinizi değiştirmemelisiniz. Odanıza izin alarak girilmesi gerektiğini öğretebilirsiniz.
Çocuğun görmek istemediği veya rahatsız olduğu kişilerin bulunduğu ortama mümkün olduğu ölçüde çocuğu zorla götürmemek gerekir. Çocuğun istemediği insanlarla iletişim kurmak zorunda olmadığını bilmesi önemlidir. Özellikle gözlemci ve sakin çocukların girdiği ortamda bir süre kendisini güvende hissetmesi gerektiği, sonra yavaş yavaş ortama uyum sağlayacağı gerçeğini bilmek önemlidir.
Çocuğa iletişim kurması yönünde baskı kurulmamalı ve ismini söylemek, sorulan soruya cevap vermek gibi durumlara zorlanmamalıdır.
Mahremiyet bilinci kazandırılmasında çocukta aidiyet duygusunun ve mülkiyet kavramının gelişmesi önemlidir. Bu bağlamda çocuğun yaşadığı ortamda kendine ait bir alanının veya odasının olması çocuğun kendini yaşadığı ortama ait hissetmesini sağlayacak ve mülkiyet kavramının gelişmesine yardımcı olacaktır. Çocukların aynı cinsiyette olsalar bile aynı yatakta uyumamaları gerekir. Bu durum, çocuğa uygun bir şekilde, rahat edebilmesi ve kaliteli güzel bir uyku uyuyabilmesi için gerekli olduğu nazikçe anlatılmalıdır. Ayrıca, koşulların elverişli olması halinde çocuklar için ayrı odalar oluşturulması sağlanmalıdır.
Bakım verenlerin iletişim esnasında çocukları aktif olarak dinlemeleri önemlidir. İhtiyacı olduğu her an bakım vereniyle konuşabileceğini, kendini güvende hissederek rahat bir şekilde ifade edebileceğini bilmesi için çocuğa fırsat verilmesi gerekmektedir. Çocuk bakım vereniyle konuşmaya geldiğinde çocuğun duygularını anlayarak çocuğu yargılamadan ve mümkün olduğu ölçüde fiziksel olarak ona dönük bir pozisyonda iletişim kurmak gerekmektedir. Böylelikle, çocuk her koşulda kendisinin dinlenildiğinin farkında olur ve yaşadıklarını anlatma konusunda kendini daha rahat hisseder.
Tuvalet, banyo ve yatak odası adabını öğretin. Banyo, tuvalet ve yatak odalarının özel alanlarımız olduğu, kapıların kapatılması gerektiği ve içeri girilmesi gerektiğinde kapının çalınması ve yanıt için beklenmesi gerektiği öğretilmelidir.
Çocuklarınızı dudaktan öpmeyin. Ebeveyni tarafından dudaktan öpülen çocuk, başkalarının da kendisini dudaktan öpmesinde bir sakınca görmeyebilir.
Çocuğunuzun ekran kullanımı süreci hakkında bilgi sahibi olun. Çocuğunuzun izledikleri içerikler ve oynadıkları oyunlar hakkında bilgi sahibi olmanız mahremiyet alanında olumsuz içeriklere maruz kalmasına engel olacaktır.
Çocuklarınıza mahremiyete aykırı hitaplarda bulunmayın. “Aşkım”, “birtanem” gibi kelimeler kullanmanız bu ifadelerin çocuk için normalleşmesine sebep olabilir.

Bu dönemde ayıp, günah, yasak gibi kavramlar çocukta korku ve suçluluk duymaya neden olabileceğinden mahremiyet eğitimi ile ilgili öğretiler korkutucu ve kaygılandırıcı ifadeler içermemelidir.
Öncelikli olarak çocuğa, istenilen davranışlar ifade edilmelidir. Çocuğun özgüvenine zarar vermemeye özen gösterilmeli, kullanılan sözcüklere dikkat edilmelidir.
Çocuğun duygularına saygı duymamak, hissettikleri karşısında çocuğu yargılamak ve çocuğa kızmak çocuğun özgürlük alanını sınırlamaktadır. Çocuk öfke hissedebilir ve bunu uygun şekilde yansıtmayı henüz bilmediği için çocuğa öfkesini ifade ettiğinde kızmak doğru değildir. O hissiyatını bir süre yaşamasına müsaade edilerek, devam etmesi halinde çocuğun dikkatini başka yöne çekerek öfkesiyle baş etmesi konusunda desteklenebilir. Aynı şekilde bazı durumlarda korku hissedebilir, sözgelişi salıncağa binerken korku duyabilir ve binmek istemeyebilir. Çocuğun bu duygusunu kabul etmek, duygusunu fark ettiğinizi ona hissettirmek önemlidir. Çocuğa empatik geri bildirimle duygusunun fark edildiği ve anlaşıldığı ifade edilebilir, istediği zaman yapabileceği konusunda cesaretlendirilebilir.
Bu gelişim döneminde çocuğun daha farklı ortamlarda bulunabilmesi sebebiyle yabancı insanlarla eski dönemlere nazaran daha fazla iletişim kurmak durumunda kalacaktır. Ancak kendisine bakım verebilecek, kendisinin özel ihtiyaçlarını giderebilecek insanları tek başına ayırt etmede zorluk yaşayabilmektedirler. Bu sebeple çocuğa güvenli kişilerin tanıtılması önemlidir. Ayrıca bu dönemde daha çok özel alanları, bedeninin dokunulmazlığı ve sınırları konularına vurgu yaparak çocuğa mahremiyet bilincinin kazandırılması daha faydalı olacaktır. Bununla birlikte, yabancı bir kişi ile çocuğu tuvalete gönderme, toplu taşımada yabancı kişinin kucağına verme, yabancı kişilerin üstünü değiştirmesi durumlarına izin verilmemelidir.
Çocuk, istemediği davranış karşısında “hayır” dediğinde;
Çocuğun bu tepkisini kabul etmek ve “hayır” dediği şeyler için evet demesi yönünde zorlamamak önemlidir. Çocuğa kendi sınırlarını koruma ve başkalarının sınırlarına saygı göstermesi yönünde rehberlik edilmesi gerekmektedir. Uygun olmayan bir durumla karşılaştığında bunu ebeveynlerine rahatlıkla anlatabilmesi konusunda güvence verilmelidir. Çocuğun rahatsız hissettiği bir durumu ebeveyni ile paylaşması halinde de çocuğu yargılamadan, anlaşıldığını ve kabul gördüğünü hissettirerek verilen güvenceye uygun olarak davranılması gerekmektedir.
Mahremiyet eğitimi sürekli verilen bir eğitim değildir. Belirli aralıklarla verilmesi uygundur. Mahremiyet eğitimini sürekli olarak vermeniz çocuğunuzun bu alana olması gerekenden fazla odaklanmasına sebep olabilir.
Çocuğa yaş ve gelişim dönemine uygun şekilde mahremiyet bilincinin kazandırılmasının yanı sıra bu dönemde çocuğa özel alanların, özel alanlara hangi durumlarda kimlerin dokunabileceğinin, özel alanlarına yönelik istenmeyen bir dokunuş sonrası ne yapabileceğinin anlatılması gerekmektedir. Çocuklarla bu konuyu konuşmaya yönelik aşağıda yer alan örnek cümlelerden faydalanılabilir.

‘‘
ŞİMDİ SENİNLE VÜCUDUMUZUN ÖZEL ALANLARI İLE İLGİLİ KONUŞALIM. VÜCUDUNUN ÖZEL ALANLARI NELERDİR? BANA SÖYLEYEBİLİR MİSİN?
şeklinde konuyu açıp çocuktan özel alanlarını göstermesi veya söylemesi beklenir. Çocuk göstermekte veya söylemekte sıkıntı yaşıyorsa biz ona gösterebilir ve anlatabiliriz. Cinsel organların adlarının benzetme sözcüklerle değil gerçek adlarıyla tanıtılması önemlidir.

- Çocuğun kendi mahremini / özel alanını koruyabilmesi adına öncelikle bu alanı çocuğa doğru ve dikkatli bir şekilde tanımlamak gerekir. Bu bölgeler;
- dudak,
- göğüsler,
- popo ve bacak arasından meydana gelmektedir.
Daha Sonra çocuğa “Peki bu bölgelere kimler dokunabilir?” diye sorulur. Çocuğun kimse dokunamaz cevabı vermesi beklenir. Ama bu cevap gelmezse, “Bu bölgelere senden başka kimse dokunamaz.” şeklinde cevap verilir.
- Ancak bazı durumlar vardır ki senin de iznin alınarak bazı kişiler bu bölgelerine dokunabilir. Mesela doktora gittiğimizde seni muayene etmek için doktor dokunabilir. Ben/ bakım verenin senin banyo yapmanda yardım ederken veya temizliğini yaparken dokunmak durumunda kalabilir(im). Ama bunun dışında başka kimse dokunamaz.

- Aynı şekilde sen istemediğin sürece kimse sana sarılamaz ve seni sarılmak için zorlayamaz. Ailen, akraban, arkadaşın da olsa sana sarılmasını istemiyorsan izin vermek zorunda değilsin. Hatta o kişiye daha önce sarılmasına izin vermen de tekrar izin vereceğin anlamına gelmez. Bayram veya doğum günü gibi özel günlerde de istemiyorsan sana sarılmasına izin vermek zorunda değilsin. Sana hediye almış olsalar dahi istemiyorsan izin vermezsin şeklinde çocuğun kendi bedenine dokunulma konusunda tek söz sahibi olduğu anlatılabilir.
-
- Sen istemediğin halde sana dokunulması durumunda ne yapacağını biliyor musun?” diye sorulabilir. Çocuğun cevap vermesi beklenir ve konuşmaya teşvik edilir. “Önce, Hayır! diyerek istemediğini belirtebilirsin ve oradan uzaklaşırsın. Eğer özel bölgelerine dokunmak isterse bağırarak oradan uzaklaşman gerekir. Sonra hemen benim veya annenin/babanın/ (bakım verenin ismi) yanına, biz olmadığımızda güvendiğin biri varsa onun yanına veya kalabalık bir yere koşarak gitmelisin. Sonra gelip olanların hepsini bana anlatabilirsin. Okuldaysan hemen öğretmenine ve okul yöneticilerine anlatabilirsin.
Yukarıda yer alan örnek cümleler ile çocuğa özel bölgelerinin dokunulmazlığı, mahrem bölgelerini koruma, iyi niyetli dokunuş, kötü niyetli dokunuş konusunda bilgilendirme yapılabilir. Çocuk ile bu tarz konular konuşulurken aceleci davranılmamalı, konuyu tek seferde anlatmak yerine çocuğun anlayabileceği şekilde ve doğru zamanda anlatmak tercih edilmelidir. Tek seferde anlatmak yerine parça parça oyun esnasında, sohbet ederken anlatılabilir.
- Artık bireyselleşmeye başlayan çocuğu öperken ve severken izin alınmalı (seni öpebilir miyim, sana sarılabilir miyim), çocuğun izin vermediği durumlarda çocuğun kararına saygı duyulmalı ve izni olmadığı takdirde kendisine dokunulmayacağı ifade edilmelidir. Öte yandan, anne ve babaların kendi çocukları için her seferinde sözel olarak izin almaları mümkün değildir; ancak beden diliyle de çocuğun rızasının olduğu mesajı alınarak sarılıp öpülmesi gerekir.

- Ancak yetişkinlerin kendi çocukları dışındaki diğer çocuklara sarılıp onları öpebilmeleri için muhakkak sözel olarak izin almaları gerekir. Banyo yaparken çocuğun iç çamaşırının (mayo, şort vb de olabilir) üzerinde olması gerekir. Bu durum çocukta, “nerede olursa olsun kendi başına yalnız olmadığı sürece, -hatta yanında bir bakım veren de olsa- başkası tarafından çıplak görülmemesi gerektiğinin” yaşayarak öğretilmesidir.
- Ayrıca kaygılandırmayacak şekilde zaman zaman bu durum “özel bölgen hiç kimse tarafından görülemez, o yüzden bu çamaşır üzerindeyken banyo yapıyorsun ve bu şekilde ben sana yardımcı olabilirim” diye ifade edilmelidir. Tuvalet ihtiyacının karşılanması esnasında öncelikle çocuğun bu ihtiyacını kendi başına karşılaması ve sonrasında temizliğini yapabilmesi için destekleyici bir tutum içinde olunarak çocuğa fırsat tanınmalıdır. Çocuk bu ihtiyacını karşılarken yardım talep etmesi ve çocuğun yardıma ihtiyacı olduğunun anlaşılması durumunda çocuğun da onayı alınarak yardımcı olunmalıdır.
- Kalabalık ortamlarda da en azından bir kapının, dolabın, masanın arkasında mümkün olduğu ölçüde vücut mahrem alanını koruyacak şekilde “soyunma ve giyinmede mahremiyetine dikkat etmesi” gerektiği bilinci ortam ve imkân sağlanarak kazandırılmalıdır. Birkaç çocukla veya kardeşi ile aynı odada kalmaları durumunda, çocuklara, tüm kıyafetlerini değiştirecekleri durumlarda banyoyu kullanmaları, odada üst değiştirirken bakım verenin dışında başka birinin olmamasına dikkat etmesi yönünde önerilerde bulunmalıdır. Anne babanın da bu konuda çocuğa örnek olması gerekmektedir. Üstünü giyinip soyunurken özel olarak odasında olması, evde giyeceği kıyafetlerde mahremiyet sınırına dikkat etmesi, çocuğun anne babasının mahrem yerlerini görmemesi de çocukta, mahrem yerleri kimsenin göremeyeceği bilinci oluşmasına yardımcı olmaktadır.
Çocuklarınız için eğitici vidolar;
https://www.youtube.com/watch?v=Le22G2V0sTE KİKO İLE İÇ ÇAMAŞIRI KURALI https://www.youtube.com/watch?v=E2QZNrTcf9w ÇOCUKLAR İÇİN ONAY https://www.youtube.com/watch?v=mYi-O2E3Cjs BEDENİM BANA AİT
Çocuklarınızla birlikte yapabileceğiniz etkinlik kitapları;
Cinsel İstismarı Önleme Etkinlik Kitabı, Uzman Gelişim Psikoloğu Ayşe Başak ERK
İyi Dokunuşlar, Kötü Dokunuşlar Kitapçığı, Uzman Gelişim Psikoloğu Ayşe Başak ERK
OLA ile OnbeşDakika: Çocuk İstismarı Güvenlik Aktiviteleri, Onlineanne.com
YARARLANABİLECEK KİTAP LİSTESİ
Çocuğa Yönelik
Ø Beni de Bedenimi de Seviyorum
–Ebeveyn Çocuk Kitap Seti–Rayka Kumru
Ø Ben Nereden Geldim, Peter Mayle, Sistem Yayıncılık
Ø Bana Neler Oluyor?,Peter Mayle, Sistem Yayıncılık
Ø Çocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri, Yaşam Yanardağ Çelik, Net Çocuk Yayınları
Ø Burcu ve Berk’le Cinselliği Keşfediyoruz, Defne Ongun Müminoğlu, Pegem.Net
Ø Meraklı Sorulara Doğru Yanıtlar: Kızlar Erkekler Pantolonlar Etekler, İsmihan Artan, Kök Yayıncılık
Ø Bedenim Bana Ait, Gergedan Yayınları
Ø Kırmızı Çizgi,Samar Mahfouz Barraj, Erdem Çocuk Yayınları,
Ø Bu Beden Benim, Pedagog Ayşen Oy, Mandolin Yayınları,
Ø Elif Asla Yabancılarla Gitmez, Liane Schneider , İş Bankası Yayınları,



Mahrem, başkalarına söylenmeyen, gizli; mahremiyet ise gizlilik anlamına gelmektedir (TDK, 2021). Mahremiyet geçmişten günümüze kadar insanlığın her döneminde ve her toplumda karşılaştıkları anlam açısından aynı toplumda aileler arasında bile değişiklik gösterebilen esnek bir kavramdır. Bundan dolayı mahremiyet eğitimi evde başlar, okulda desteklenir.